Borsa Gündem

Kritik haftada uzmanların borsa yorumu

İki uzmandan borsa ve dolar yorumu analizi beklentileri

Kritik haftada uzmanların borsa yorumu

14 Nisan 2019 12:07
-A

+A

BORSA VE DOLAR NE OLUR ?

31 Mart seçimleri sonrası siyasi belirsizliğin sona erecek olması beklentisi ile yatırımcıların risk iştahı artar beklentisi İstanbul seçimlerine dair belirsizliğin ortadan kalkmaması ile yatay bir piyasa ile karşı karşıyayız.

Bu hafta içinde veya en geç gelecek hafta seçim belirsizliğinin tamemen ortadan kalkması bekleniyor.

Geçen hafta dövize gelen alımlarla 5.81 seviyesini gören dolar ve euro haftayı artışla kapatırken borsada düşüş görüldü.

Borsa İstanbul haftayı % 2,8 düşüşle 95,976 seviyesinden kapattı.

Borsa geçen hafta en düşük 95,028 en yüksek ise 99,076 seviyesini gördü.

Geçen haftanın kısa bir özetinden sonra yeni hafta için beklentileri Hürriyet yazarı Zeynel balcı ve Milliyet yazarı Zeynep Aktaş'tan allaım.

Zeynel Balcı yeni haftaya dair beklentilerini şu şekilde sıraladı:

Borsada tepki çıkışı satışla karşılaşırken döviz kurlarında yükseliş eğilimi sürüyor.

İstanbul’daki seçim sonuçları netleşmeyince siyasetin gölgesindeki piyasalara geçen hafta kararsızlık ve yön arayışı hakim oldu. Maliye ve Hazine Bakanı Albayrak tarafından açıklanan ekonomik pakette bu meyanda piyasalar tarafından çok fazla fiyatlanamadı. Siyaset piyasanın gündeminden çıkarsa diğer konulara duyarlılığın artması beklenebilir. Dış piyasalar, Türkiye-ABD ilişkileri, makro ekonomik veriler, ABD-Çin ticari görüşmeleri ve küresel ekonomiye ilişkin gelişmeler sıcak gündem olarak bekliyor. Bu gündeme pazartesi açıklanacak Türkiye’de işsizlik ve bütçe verileri de eklenecek. Ciddi ekonomik sorunlara bir an önce odaklanması ve belirsizliklerin azalması piyasanın yön tayini ve önünü görmesi açısından önemli olacak. Son günlerde ABD ile F-35 uçak alımı ve Rusya’dan alınan S-400 füze sistemleri başlıklarında toplanan Türkiye-ABD ilişkilerinde gerginlik dozu biraz azalsa da sürüyor. İçerideki yüksek enflasyon, işsizlik, bütçe açığı gibi makro ekonomik sorunların üzerine küresel ekonomideki zayıflama eklenmiş durumda.

BAŞEKONOMİSTİN AÇIKLAMASI

IMF geçen hafta yaptığı değerlendirmede, ABD, Almanya ve Çin olmak üzere 2019 yılı için küresel ekonomideki büyüme beklentilerini aşağıya çekti, yüzde 3.5 olan büyüme öngörüsünü 3.3’e seviyesine düşürdü. Ayrıca IMF Başekonomistinin “Türkiye’nin IMF yardımını düşünmesini gerektirecek bir şey yok” açıklaması önemli görülmekle birlikte Türkiye ekonomisinde 2019 yılında yüzde -2.5 küçülme öngörüsü de kayda değer. Yine Türkiye için enflasyonu (TÜFE) yüzde 17.5, işsizlik için yüzde 12.7, cari denge/GSYH yüzde +0.7 tahminlerinde bulundu. Ekonomi daralınca cari açığın gerilediği bilinen bir konu. Geçen hafta açıklanan Şubat ayı cari açıktaki daralma da bunu gösterdi.

DIŞ DÜNYA KARIŞIK

Küresel ekonominin seyri açısından piyasaların yakından izlediği bir diğer gelişme ABD ile Çin arasında devam eden ticaret görüşmeleri. ABD başkanı Trump’ın, ABD’nin Çin’e karşı verdiği aleyhte dış ticaret açığını gerekçe göstererek koyduğu ek gümrük vergisi, Avrupa ve Çin başta olmak üzere küresel ekonomide yavaşlamaya neden olan işaret fişeği gibi görüldü. Sonrasında Avrupa ve ABD Merkez Bankası (Fed) para politikalarını gevşettiler. Fed’den bu yıl faiz artışı beklenmediği son açıklanan tutanaklarda tekrar vurgulandı. Özetle biz kendi iç gündemimize yoğunlaşırken dış dünyada da işler pek yolunda gitmiyor. Bardağın dolu tarafı ise merkez bankalarının gevşek para politikasına devam kararları ve buna bağlı artan risk iştahı. Türkiye’ye dış bakışı ölçebileceğimiz ilk akla gelen parametreler ise merkez bankasının açıkladığı yabancı yatırımcı işlemleri ve Türkiye’nin CDS oranları (risk primi) olsa gerek. Yabancı yatırımcılar, seçim ve swap etkisinin azalmasının ardından 5 Nisan haftasında da miktarı azalmakla birlikte hem hisse senedi hem de tahvil bonoda satışta görülüyorlar.

CDS’ler 400’ün üzerine yükseldi. Son günlerde yakından izlenen bir diğer gelişme ise bankalardaki döviz tevdiat hesapları. Seçim sonrası döviz mevduatı 800 milyon dolar çözülerek 181.1 milyar dolara çekildi. Döviz kurlarında kalıcı düşüşler için bu rakamın daha da gerilemesi gerekecek. Döviz kurlarındaki yükselişin satış fırsatı olarak görülmesi ve döviz mevduatlarındaki gerilmenin sürmesi için piyasalardaki belirsizliklerin azalması gerekecek. Temkinli görünümün koruduğu piyasalarda önümüzdeki hafta dalgalı bir seyir bizi bekliyor.

Piyasalarda temkinli görünüm

ZEYNEL BALCI

HÜRRİYET


Zeynep Aktaş'ın piyasa beklentileri
 

Dolar/TL kurunda yine bir dalgalanma yaşandı. Bu dalgalanma kısa süreli hareket etmek isteyen hedge fonlara fırsat yaratıyor. Trend gelişmekte olan ülkeler lehine olmasına rağmen Türkiye’de dalgalanmalar azalmadı

Piyasalarda bir kez daha tansiyon arttı. 10 Ağustos, 22 Mart ve 12 Nisan tarihleri dolar kurunun sert ataklarının yaşandığı günler. Aralık süreleri kısalırken dalga boylarında henüz azalma yok. Saniyelerle fiyat değişimlerinin gözlendiği, Kapalıçarşıda insanların gözlerini alamadığı ekranlar ve masa başında hızla trade etmeye çalışan dealer’lar günün hareketli fotoğrafını ortaya koymakta. Algoritmik işlemler ve zarar kes noktaları pozisyonların çok daha kısa sürelerde kapanmasına neden oluyor. Günü günde kapatma eğiliminin güçlendiği işlemlere doğru gidilmekte. 

Paraya sıcak takip

Kurun bu yüksek dalgalanması yerlilerin de hareketlerinde sıcak parayı takip etmesine neden oluyor. Zira para bir süredir güvenli liman olarak gördüğü dolara kayıyor. Yurtiçi yerleşiklerin döviz tevdiat hesaplarında 800 milyon dolarlık satış gerçekleşti. Bu satışa rağmen hâlâ yurtiçi yerleşiklerin döviz pozisyonu 181 milyar dolar ile zirvede. Satış var fakat henüz çözülme başlangıcı değil. Dövizden uzaklaşma ancak alternatif bir tercihin güçlenebilmesi ile mümkün. Kurun 5.80’in altında kalabilmesi ve alternatiflerin reel getiri vaat edebilmesi yurtiçi yerleşiklerin birikimlerini dövizden TL varlıklarına kaydırmasına imkân verecektir. 

S-400 konusu

Türkiye’nin mali piyasalarında yabancı yatırımcılar arasında Amerikalılar ağırlıkta bulunuyor. Söz konusu durum atılan her siyasi adımın ekonomik bir yansımasını da kaçınılmaz kılıyor. Yabancı analiz raporlarında da bunu gözlemlemek mümkün. Raporlar S-400 ile ilgili gerilime dikkat çekiyor. Füzelerin teslimiyle ilgili program netlik kazandıkça ABD ile olan gerilim de artmakta ve bunun yansımasını dolar kurunda artış olarak gözlenmekte. Bu gerilimin bir noktada dengesini bulacağını da öngörmek gerekiyor. Türkiye mevcut durumda hem ABD ile hem de Rusya ile belli bir dengeyi korumakta kararlı. Bununla birlikte atılan her siyasi adım ya da tercih döviz kuruna yansıması olurken yabancı yatırımcıların da kararlarını etkilemekte. Yabancı yatırımcıya güven verecek uygulamalar sermaye çıkışını durduracağı gibi girişini de teşvik edeceği göz ardı edilmemeli. 

Dolar kurunda 5.80 önemli

Dolar kurunda 5,62 seviyesinin geçilmesi ile birlikte yükselişin de önü açıldı. Özellikle 5,80 direnci bu seviyeden sonra önemli. 5,80 seviyesi yukarı doğru kırılırsa ilk hedef 6,50 olacaktır. 5,80’in altında 5,62, ve 5,45 seviyeleri takip edilmeli. Kurda 5,80 direnci kalıcı olarak aşılmazsa aşağı yönlü bir hareketin güçlendiği düşünülebilir.

Türkiye’nin risk primi 434 seviyesinde ve yüksek seyrini koruyor. 19 Mart’ta 298 seviyesine gerileyen Türkiye risk priminin yeniden 400’ün üzerinde çıkması, TL varlıklara güvenin azaldığı anlamına geliyor. Doların hızlı tırmanışa geçmesi, gösterge faizin yüzde 22’ye çıkması, borsanın 95.977’ye gerilemesi bunun bir göstergesi olmakla birlikte yabancı para çıkışının da olduğuna dikkat çekiyor. Bu göstergenin aşağı gerilemesi borçlanma maliyetlerinin düşmesi için önem taşıyor.

Yabancının hareketi

Yabancıların hisse ve tahvildeki hareketleri incelendiğinde, satış yaptıkları görülüyor. 29 Mart - 5 Nisan haftasında yurtdışı yerleşik yatırımcılar reel olarak (fiyat ve kur etkisinden arındırılmış) 156,4 milyon dolar hisse senedi ve 38,9 milyon dolar repo dahil Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) satışı gerçekleştirdi. 
Yılbaşından beri yurtdışı yerleşikler toplam 721,4 milyon dolar hisse senedi alımı yaparken, 1.613 milyon dolarlık DİBS satışı yaptı. Yurtdışı yerleşikler böylelikle 2019 yılında toplam 891,8 milyon dolarlık net menkul kıymet satışı gerçekleştirdi.

Fed faiz artırım beklentisi öteleniyor

Gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinde dalgalanmalar yaşanırken ABD faiz artış beklentisi 2020’nin son çeyreğine öteleniyor. Goldman Sachs ekonomistleri düşük enflasyonu ve merkez bankası kararlarındaki siyasi etkiyi işaret ederek Fed faiz artırımı tahminlerini öteledi. Kurum, Fed’in 2020 yılının dördüncü çeyreğinde faiz artırımına gitmesini bekliyor. Goldman’ın önceki tahmini gelecek yılın ilk çeyreğinde faiz artırımına gidileceği yönündeydi. Banka, 2019’un ikinci yarısı için ABD büyüme tahminini yüzde 2,5’e, 2020’nin ilk yarısı için yüzde 2.25’e yükseltmesine rağmen faiz tahminlerini öteledi.

Borsa İstanbul’da işlem gören 410 şirketten 81 tanesi halka arzından bu yana kâr ediyor. Kâr eden şirketlerin sektörel dağılımına bakıldığında gayrimenkul ve çimento firmaları öne çıktığı gözleniyor. 10 gayrimenkul, 10 çimento ve cam, 4 bilişim ve yazılım, 5 holding, 5 diğer kimyasal ürünler, 2 sigorta, 2 banka, 3 bayındırlık ve imar, 4 dayanıklı tüketim, 3 şirket otomotiv ve otomotiv yan sanayi, sektöründe yer alıyor.

ZEYNEP AKTAŞ
    MİLLİYET


BORSAAJANS.COM' UN YASAL UYARISI: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.  Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 

Facebook'ta paylaş butonu
Print
  • ÇOK OKUNANLAR
  • ÇOK YORUMLANANLAR
LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku