FOREKS

Fx petrol altın bakır dolar euro paunt yorumu

İnvesting.com Fx petrol altın bakır dolar euro paunt yorumu

Fx petrol altın bakır dolar euro paunt yorumu

17 Ocak 2016 20:23
-A

+A

  Geride bıraktığımız haftada piyasaların dikkat ettiği makro-ekonomik gelişmeler ve etkilerini  “Geride Kalanlar” bölümünde,· 
Yeni hafta içerisinde dikkat edilmesi gerekilen makro-ekonomik gelişmeler ve olası etkilerini “Haftanın Öne Çıkan Gelişmeleri” bölümünde
,

·         Ekonomik takvim içerisinde dikkat edilmesi gerekilen verileri ise “Önemli Ekonomik Takvim Verileri”  bölümünde inceleyebilirsiniz.
“Geride Kalanlar”
“Çin depremi sürüyor”
Küresel piyasalar, Çin ekonomisinin hız kestiğine yönelik endişelerin yanında, ülkenin otoritelerinin ekonomi kontrolünü kaybedebileceğine ilişkin kaygılar ile yeni yıla başladı. Çin’in borsalarında gerçekleşen dalgalanma, tüm dünyada yankı bularak küresel çapta finansal araçların değerinde etkili oldu. Dünyanın en büyük ekonomisi için açıklanan ticaret dengesi rakamları da, piyasanın, ülkenin ekonomisine ait korkularını yatıştırmaya yetmedi ve piyasa algısının, risk iştahı ile birlikte hafta içerisinde sık sık değiştiği görüldü.
“Petrolde serbest düşüş”
Son yılların en çok konuşulan enstrümanlarından petrol, yeni yılda da gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Son 12 yılın en düşük seviyelerine kadar gerileyen fiyat, uluslararası piyasalarda oluşan petrol arzı fazlasını yansıtmayı sürdürüyor. ABD’de benzin stoklarının artmaya devam etmesi ve Çin ekonomisinin hız kesmesi talep tarafında görünümü bozarken, İran’ın, nükleer anlaşma gereği önümüzdeki dönemde yaptırımların kalkması sonrasında ihracatını artırmaya hazırlanması, arzın daha fazla azalabileceğine işaret ediyor. Bu tablo ile petrol fiyatları 30 Dolar’ın altına kadar geriledi.

NOT: 12 Ocak Pazartesi günü ABD’de Martin Luther King Anma Günü nedeni ile bazı enstrümanların işlem saatlerinde değişiklikler olacaktır.
“Haftanın Öne Çıkan Gelişmeleri”
“Çin  – Büyüme Oranı (CPI)”

“İngiltere  – Enflasyon Oranı (CPI)”
Haftanın en kritik makro-ekonomik göstergelerinden bir tanesinin, İngiltere’nin Kasım ayına ilişkin enflasyon oranı olduğunu ifade edebiliriz. Ada ülkesinde tüketici fiyatları, 55 yıl sonra ilk kez Nisan 2015’de gerilemeye işaret ederek %-0.1 seviyesinde gerçekleşmişti. Eylül ve Ekim aylarında ise CPI datası yine %-0.1 ile bu seviyeyi tekrarladı. İngiltere Merkez Bankası’nın (BOE) %2 hedefinden oldukça uzak bir çizgide ilerlese de, İngiltere’de, Japonya ya da Euro Bölgesi’nde olduğu gibi bir uzun süreli düşük enflasyon dönemi yaşanması beklenmiyor.  BOE, 14 Ocak’taki toplantısının ardından, petrol fiyatlarında son dönemde yaşanan düşüşlerin, önümüzdeki dönemde enflasyon üzerinde baskı yapmaya devam edeceğini tahmin ettiğini belirtti. Ayrıca petrol fiyatlarındaki gerilemenin enflasyon üzerindeki etkisinin kalıcı olup olmayacağı konusunda belirsizliğin sürüdüğü yönünde bir değerlendirme yapıldı. Enflasyon oranının piyasa beklentilerinin altında kalması halinde, BOE’nin faiz artırım zamanlamasını öteleyeceği yönündeki düşünceler zemin bularak Sterlin’de düşüşlere neden olabilecekken, tahminlerin üzerindeki rakamlar ada ülkesinin para biriminde yukarı yönlü hareketlere destek olabilir. 

“Euro Bölgesi – Almanya ZEW Ekonomik Hassasiyeti”
Euro Bölgesi’nin en büyük ekonomisine sahip olan Almanya için yakından takip edilen ilgili ekonomik hassasiyet göstergesi, ZEW Enstitüsü tarafından yaklaşık 275 kurumsal yatırımcı ve analiste uygulanan anket sonrasında oluşturulmaktadır. Almanya ekonomisi için dikkatle takip edilen veri, Avrupalı finansal araçların fiyatında sert değişimler izlenmesine de yol açabilmektedir.  7 ay boyunca art arda gerileyen endeks, Kasım ayında 10,4, Aralık’ta ise 16.1’e çıktı ve düşüş serisini sonlandırdı. Çin ekonomisi ve petrol fiyatlarındaki gerilemenin global piyasalarda karamsarlığı artırdığı son dönemlerde, Alman yatırımcıların bu faktörlerden nasıl etkilendiğini ZEW endeksi gösterebilir. İlgili verinin Ocak’ta beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi halinde Euro’da yükselişler izlenebilecekken, öngörülenin altında kalacak datalar, kıtanın ortak para biriminde kayıplara yol açabilir. 

“Türkiye  – TCMB Toplantısı”
Ocak ayının yeni haftasında yatırımcılar, TCMB’nin yılın ilk toplantısının ardından yapacağı açıklamaları yakından izleyecek. ABD Merkez Bankası’nın (FED) politika faizini artırmasının ardından Aralık ayında, aksiyon alacağı yönündeki beklentileri boşa çıkaran TCMB’nin yeni açıklamaları yurtiçi piyasaların yönünü etkileyebilir.
Para Politikası Kurulu (PPK), piyasalardaki politika faizini artıracağına ilişkin görüşün aksine, 2015’in son toplantısında para politikasında bir değişiklik yapmayarak, bekle-gör stratejisini izlemeye devam etmişti. TCMB’nin 50 baz puan ile %7.50 seviyesinde olan bir hafta vadeli repo faiz oranı olan politika faizini, %8.0’e çıkarabileceği düşünüyordu. Ancak Para Politikası Kurulu (PPK)faiz oranlarında herhangi bir değişiklik yapmadı. TCMB önceki toplantısından sonra yaptığı beyanata benzer bir açıklama ile faiz kararlarını açıkladı. Farklı olarak “Kurul, küresel para politikalarındaki normalleşmenin başlaması ile birlikte oynaklıklarda gözlenen düşüşün kalıcı olması halinde önümüzdeki toplantıdan itibaren para politikasındaki sadeleşme adımlarına başlanabileceğini değerlendirmiştir” ifadesi dikkat çekti.  Yine de TCMB’nin Salı günü faiz tarafında bir adım atması beklenmiyor.
PPK’nın son açıklamalarından farklı bir beyanat gerçekleştirmesi, Türk Lirası ve diğer yurtiçi finansal araçların değerini yönlendirebilir. Dolayısı ile TCMB’nin kararlarının çok yakından takip edileceğini söyleyebiliriz.

“Yeni Zelanda – Enflasyon Oranı (CPI)”
Salı akşamı Asya-Pasifik cephesinden Yeni Zelanda’nın çeyreklik bazdaki enflasyon oranı, öne çıkan rakamlar arasında yer alıyor. 2011’in üçüncü çeyreğinden bu yana %1.0 seviyesininn altında kalan rakam, ülkede ekonomik aktivitelerin zayıfladığına işaret etmişti. 2015’in üçüncü üç aylık döneminde ise enflasyon oranı %0.3 olarak gerçekleşti. Ülkenin Merkez Bankası’nın (RBNZ) para politikası kararlarına ait ipuçları sunabilecek 2015’in son çeyreğine ait enflasyon oranı, Yeni Zelanda Doları’nda sert hareketlerin görülmesine yol açabilir. Beklentinin altındaki rakamlar Asya-Pasifik ülkesinin para birimine aşağı yönlü bir baskı yapabilecekken, tahminlerin üzerinde gerçekleşecek datalar ise yükselişlere destek olabilir.

“Dünya Ekonomik Forumu (WEF)”
Her yıl olduğu gibi dünyanın dört bir yanından, merkez bankası yetkilileri, başbakanlar, ekonomi-maliye-ticaret bakanları ve iş dünyası liderlerinin katılımı ile İsviçre’nin Davos kasabasında gerçekleştirilecek olan Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum - WEF), bu yılda dikkatleri üzerinde toplayacak. Yaklaşık doksan farklı ülkeden yetkili isimleri bir araya getirecek zirve bu yıl 19-23 Ocak tarihleri arasında yapılacak. Zirvedeki birçok toplantının-panelin basına açık yapılmasının yanında, liderlerin ve merkez bankası başkanlarının da arasında bulunduğu isimler gün içerisinde farklı basın organlarına röportaj verebilmektedir. Dolayısı ile ekonomi takvimlerinde yer almayan birçok açıklama basına yansıyarak, sürpriz zamanlarda varlık fiyatlarında etkili olabileceği için, ilgili tarihler arasında piyasa katılımcılarının daha dikkatli olmasının fayda sağlayacağını ifade edebiliriz.

“İngiltere – Ortalama Kazançlar Endeksi”
Haftanın üçüncü işlem gününde yayımlanacak olan ada ülkesinin istihdam göstergeleri, piyasaların yakından izleyeceği rakamlar arasında yer alıyor. %5.2 ile yaklaşık son 7 yılın en düşük seviyesine gerileyen işsizlik oranı, işsizlik haklarından yararlanmak için başvuranların sayısındaki değişimi gösteren “alacaklı sayım değişimi” ve ortalama kazançlar endeksi, İngiltere’de istihdam piyasasının ilerleyişi hakkında yatırımcılara bilgiler verecek (Ortalama kazançlar endeksi bir enflasyon göstergesi olarak değerlendirilmektedir). Bu makro göstergeler arasında ise artık, BOE’nin yönlendirmeleri ile alacaklı sayım değişimi ve ortalama kazançlar endeksinin Sterlin’deki fiyat değişimlerinde daha etkili olduğunu ifade edebiliriz. Ancak son dört dönemdir art arda gerileyen işsizlik oranı verisinin de dikkat çekerek, Sterlin üzerinde etkili olduğu için değerlendirmeye alınması gereken bir gösterge olduğu unutulmamalıdır.  Dolayısı ile her üç veriyi de dikkatle izlemek gerekiyor olsa da, özellikle BOE’nin faiz artırım zamanlamasına etkili olabilecek ve Banka’nın üzerinde değerlendirmeler yaptığı bilinen, ücretlerdeki artışa ilişkin ipuçları sunabilecek “ortalama kazançlar endeksini” yakından analiz etmekte fayda olacağını ifade edebiliriz. Ekim ayında, %2.4 artışa işaret eden ortalama kazançlar endeksinin Kasım döneminde (3 aylık, yıllık bazda ortalama) beklentinin altında gerçekleşmesi Sterlin’de kayıplara yol açabilecekken, tahminin üzerine çıkacak bir veri, ada ülkesinin para biriminde yükselişleri destekleyebilir. 
“Kanada – İmalat Satışları”
Kanada için açıklanacak imalat satışları verisi, ülkenin para birimi değerinde değişikliklere neden olabileceği için, haftanın yakından izlenecek göstergeleri arasında yer alıyor. 2015’in ilk 10 ayında 6 kez daralmaya işaret eden söz konusu gösterge, Ekim’de %1.1 gerilemeye işaret ederek, petrol ve kömür ürünlerindeki satışların düşüşünü yansıttı. Para birimi, son dönemde düşen petrol fiyatları ile baskı altında kalan Kanada için gelecek verinin Kasım’da beklentinin altında kalması halinde ülkenin para biriminde değer kayıpları izlenebilecekken, öngörülenin üzerinde gerçekleşecek bir rakam, Kanada Doları’nda yükselişlere zemin oluşturabilir.       
 “ABD – İnşaat İzinleri”
İstihdam ve enflasyon verilerindeki ilerlemenin yanında ABD Merkez Bankası’nın (FED) yakından izlediği rakamlar arasında, konut piyasası ve inşaat sektörüne ilişkin makro-ekonomik göstergeler de yer almaktadır. Son 17 aydır art arda 1 milyon veya üzerinde yeni ruhsatın çıktığına işaret eden yapı verisi, yeni bir binanın inşaatına başlanmadan önce alınan izin sayısını ait bilgiler verdiği için, öncü bir gösterge olarak izlenmektedir. Kasım ayında 1,29 milyon ruhsatın alındığını gösteren verinin Aralık dönemi için yayımlanacak datasının tahminlerden farklı gerçekleşmesi halinde, Wall Street endeksleri ve Dolar’da fiyat değişimleri izlenebilir. İlgili veri ile birlikte aynı anda konut başlangıçları ve enflasyon rakamının da yayımlanacağını unutmamak, bu göstergelerin piyasalara olan etkisini birlikte değerlendirme adına faydalı olmasını sağlayabilir.  
“ABD  – Enflasyon Oranı (CPI)”
ABD Merkez Bankası’nın (FED) son değerlendirmeleri ve politika yapıcıların açıklamalarının ardından, dünyanın en büyük ekonomisi için açıklanacak enflasyon oranı rakamlarının kritik bir gösterge konumunda olduğunu söyleyebiliriz. Kasım döneminde ABD için aylık dataları incelediğimizde CPI’ın %0 ve çekirdek CPI’ın %0.2 olarak açıklandığını görüyoruz. ABD’nin istihdam piyasasındaki nispeten olumlu gelişmeler ile birlikte FED’in para politikası kararları için önemli bir diğer faktör olan enflasyon oranı rakamları, daha yakından mercek altına alınabileceği için piyasanın beklentilerini şekillendirebilir. FED’in faiz artırım hızına ilişkin bilgiler verebilecek bu göstergeler Dolar’da fiyat değişimlerine yol açabilir. Enflasyon oranı veri setinin genel olarak beklentilerin altında kalması Dolar’a kayıplar getirebilecekken, tahminleri aşacak rakamlar ise ABD’nin para biriminde yükselişlere zemin oluşturabilir. 
“Kanada – Merkez Bankası Toplantısı”
Haftanın en dikkat çekici gelişmelerinden bir tanesi Kanada Merkez Bankası’nın (BOC) para politikası beyanatı olabilir. Petrol fiyatlarındaki dramatik gerileme sonrasında BOC’nin nasıl açıklamalar yapacağı merak edilirken, Banka’nın politika faiz oranını aşağı çekebileceği konuşuluyor.
En büyük ihracat kalemi olan petrol fiyatlarındaki düşüş, Kanada ekonomisini zorlu bir yılın beklediğine işaret ediyor. Ülkenin para birimi 2003 yılından bu yana ilk kez 70 ABD sentinden daha ucuz ve ekonomik büyümenin sorunlar yaşadığı düşünülüyor. Piyasalar BOC Başkanı Poloz’un gerektiğinde cesur adımlar atabileceğini geride kalan yıl içerisinde yapılan sürpriz faiz indirimleri ile gördü. Yaklaşık 5 yılın ilk politika faiz değişikliğini Ocak 2015’de yapma kararı alan Poloz ve ekibi, bu adım yıl dönümünde yeniden bir aksiyon alabilir. Kanada’nın beş büyük bankasından üçü, %0.50 seviyesinde olan politika faizinin %0.25’e çekileceği yönünde tahminlerini güncellediler. Dolayısı ile BOC tarafından gelecek bu haftaki açıklamalar olukça ilginç olabilir ve ülkenin para biriminde sert fiyat değişimlerine yola açabilir.
Piyasalarda son haftalarda yaşanan gelişmelerden sonra ağırlıklı olarak BOC’un bir faiz indirim kararı aldığını açıklaması bekleniyor. Bu paralelde politika faiz oranının %0.50’de %0.25’e çekileceği düşünülüyor. Bu paralelde, BOC’un faizi değiştirmemesi durumunda Kanada Doları’nda sert değer kazanımları görülebileceğini, Banka’nın tahmin edilenden daha fazla bir indirim yapması halinde ise (faizin %0.25’den daha aşağı çekilmesi) ülkenin para biriminde kayıplar izlenebileceğini söyleyebiliriz. Eğer öngörüldüğü gibi 25 baz puan indirim yapıldığı görülürse, BOC’dan gelecek açıklamalar ve Poloz’un değerlendirmeleri Kanada Doları’nda yönü belirleyebilir.
“Euro Bölgesi  – Enflasyon Oranı (CPI)”
Aralık dönemine ilişkin öncü göstergesi %0.2 seviyesinde gerçekleşen Euro Bölgesi’nin nihai enflasyon oranı, haftanın dördüncü işlem gününde piyasaların merceği altındaki makro-ekonomik göstergeler arasında yer alacak. Kasım ayında %0.2 olarak açıklanan CPI datası, öncü rakamlara göre Aralık da %0.2 ile tüketici fiyat endeksinin hafif bir miktar arttığına işaret etti. Açıklanacak datanın piyasa beklentilerinden farklı gerçekleşmesi halinde, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) toplantısı öncesinde Euro’da fiyat değişimleri izlenebileceği için yatırımcılar ilgili rakamı mercek altına alacaklar.    
“Euro Bölgesi  – Merkez Bankası Toplantısı”
Yeni yılın ilk para politikası toplantısını gerçekleştirecek olan Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) yapacağı açıklamalar, bu haftanın en kritik gelişmeleri arasında öne çıkıyor. Aralık ayında attığı adımların piyasaları tatmin etmemesinin ardından dikkatler ECB Başkanı Mario Draghi’nin üzerinde toplanıyor.
3 Aralık’ta ECB, mevduat faizi oranını %-0.30’a çekmiş, mevcut tahvil alım programının ise uygulanma süresini uzatmıştı. Yine de Euro Bölgesi ekonomisinin toparlanmakta güçlük çekmesi ve düşük seviyelerdeki enflasyon Banka’nın üzerindeki baskının sürmesine neden oluyor. Son toplantısında para politikasının daha fazla genişlemesini sağlayacak söz konusu adımların piyasaları ikna etmediği görülüyor.
Geride kalan hafta içerisinde yayımlanan Aralık ayı toplantısının tutanaklarında, bazı ECB üyelerinin, daha fazla mevduat faizi indirimi ve parasal genişleme istediği görüldü. Bunun yanında bazı üyelerin ise daha fazla genişlemenin gerekli olduğu konusunda kuşkulu olduğu basına yansıyan haberler arasında yer almıştı.
ECB’nin yeni yılın ilk toplantısında, Aralık ayındaki adımlarından sonra politika değişikliği yapması beklenmiyor. Ancak piyasalar Draghi ve ekibinin para politikasını yeniden daha fazla genişletmeye ne kadar yakın olduğuna ilişkin ipuçları almaya çalışacak ve bu, Avrupa’nın ortak para birimi Euro ile birlikte kıtanın diğer finansal araçları üzerinde etkili olabileceği için, toplantının ardından yapılacak açıklamalar son derece kritik olarak değerlendirilebilir.

“ABD – Philadelphia FED İmalat Endeksi”
Perşembe günü istihdam talepleri verisi ile birlikte gözler, Philadelphia FED tarafından açıklanacak olan ve ABD’nin üretim sektörüne ilişkin ipuçları verebilecek endekse çevrilecek. Philadelphia FED imalat endeksi, Kasım 2014’de 40.8 seviyesinde gerçekleşerek, Mart 2011’den sonra görülen en yüksek seviyeye tırmanmıştı. Ancak bu zirve sonrasında, endeksin genel olarak bir gerileme dönemine girdiğini gördük. Aralık ayında ilgili data -10.2 seviyesinde gerçekleşti. Philadelphia Merkez Bankası’nın, bölgesindeki yaklaşık 250 imalatçıya sorduğu soruları içeren bir anket ile oluşturulan söz konusu göstergenin beklentinin üzerinde gerçekleşmesi halinde Dolar’da yukarı yönlü hareketler izlenebilecekken, tahminin altında kalacak datalar, ülkenin para biriminde kayıplara yol açabilir.  

“ABD – İstihdam Talepleri”
Geride kalan hafta 284 bin Amerikalının işsizlik maaşı için başvuruda bulunduğuna işaret eden istihdam talepleri verisi, piyasa beklentilerinin üzerinde, olumsuz gerçekleşmişti. 16 Ocak ile biten haftada ise kaç Amerikalının işsizlik haklarından yararlanma adına başvuruda bulunmuş olduğu merak ediliyor. Verinin tahminden farklı olarak gerçekleşmesi, ABD’nin para birimi değerinde değişikliklere neden olabileceği için, ilgili gösterge yatırımcılar tarafından yakından takip edilecek.      

“Türkiye  – Tüketici Güveni”
Haftanın dördüncü işlem gününde, dış gündemin aksine yurtiçi piyasalarda ekonomik veri ve açıklama takviminin çok yoğun olmadığını ifade edebiliriz. Ancak, TÜİK ve TCMB’nin ortak çalışması ile hazırlanan tüketici güveni endeksi, piyasaların gündemindeki başlıklar arasında yer alacak. Aralık ayında, Kasım dönemine göre %4.6 gerileyen endeks 73.6 olarak yayımlandı ve 19 ayın en yükseğinden geriledi.. Açıklanacak yeni rakam yurtiçi piyasalarda etkili olabilir.

“Euro Bölgesi  – Öncü İmalat PMI”
Önemli Avrupa ülkeleri için yayımlanacak imalat PMI verilerine ait öncü rakamlar, haftanın son işlem gününde piyasaların yakından izleyeceği makro göstergeler arasında dikkat çekiyor. Fransa ve Almanya’nın yanında, Euro Bölgesi geneli için hazırlanmış olan imalat ve hizmetler PMI dataları, Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından da yakından izlendiği için, Euro’da sert hareketlerin görülmesine neden olabilir. Avrupa tarafında, günün önem derecesi yüksek ilk verisi olacak Fransa’nın öncü imalat PMI göstergesi, kıtanın ortak para biriminde daha fazla etkili olabilir. Sonrasında ise dikkatler ağırlıklı olarak Almanya’nın üretimi hakkında bilgi verecek olan imalat PMI rakamında olacak. İlgili veri setinin genel olarak beklentilerin altında bir tablo ortaya koyması halinde Euro’da düşüşler, tahminleri aşacak olumlu rakamlar görülmesi durumunda ise yükselişler izlenebilir.

“İngiltere – Perakende Satışlar”
İngiltere’deki ekonomik aktivitelerin hızını görebilme adına yakından izlenen perakende satışlar verisi, ada ülkesinin Aralık ayındaki performansına ilişkin bilgiler verecek. Kasım döneminde %1.7 oranında artan perakende satışlar, İngilizlerin ilgili dönemde market ve mağazalara daha fazla uğradığına işaret etti. İlgili rakamın beklentiyi aşması halinde Sterlin’de yukarı yönlü hareketler izlenebilecekken, öngörüleri karşılamayacak datalar, ülkenin para biriminde kayıplara yol açabilir.     
   
“Kanada – Perakende Satışlar”
2015 yılı içerisinde, Merkez Bankası (BOC) iki kez faiz indirimlerine giden Kanada’nın perakende satış rakamları, Cuma günü piyasaların izleyeceği önem derecesi yüksek datalar arasında yer alıyor. Ekim ayında %0.1 artış kaydeden Kanadalıların perakende harcamaları, piyasa beklentilerinin altında gerçekleşmişti. Otomobil satışları hariç tutularak hesaplanan çekirdek perakende satışlar ise aynı dönemde %0 olarak yayımlandı. Petrol başta olmak üzere, emtia fiyatlarındaki küresel düşüşten ekonomik yapısı itibari ile olumsuz etkilenen Kuzey Amerika ülkesinin para biriminde belirleyici olabilecek ilgili gösterge, BOC’un gelecek dönemdeki para politikası uygulamaları hakkında ipuçları verebilir. Beklentinin üzerindeki bir perakende satış değişimi ülkenin para biriminde yükselişlere zemin oluşturabilecekken, tahminlerin altında kalabilecek rakamlar kayıplara yol açabilir.  

“Kanada – Enflasyon Oranı (CPI)”
Haftanın son işlem gününde, Kanada ekonomisine ilişkin bilgiler verecek önemli makro-ekonomik göstergeler dikkat çekiyor. Petrol ihraç eden bir ülke olarak, ilgili emtianın fiyatındaki son değer değişimleri ile para birimi yön arayan Kanada için önemli olan enflasyon ve çekirdek enflasyon oranları yatırımcıların merceği altında yer alacak (Aylık – Kasım – CPI: %-0.1, Çekirdek CPI: %-0.3). Kasım dönemine ilişkin olarak yayımlanacak datalar, ülkenin Merkez Bankası’nın olası bir faiz indirimine ne kadar yakın olduğu hakkında bilgiler verebilir. Tahminlerin üzerinde bir enflasyon veri seti, Kanada Doları’nda yükselişler için zemin oluşturabilecekken, beklentileri karşılamayacak rakamlar kayıplara yol açabilir. 

“ABD  – Mevcut Ev Satışları”
ABD’nin konut piyasasındaki canlılığa ait bilgiler verecek mevcut ev satışları datası, haftanın son işlem gününde yatırımcıların takip edeceği göstergeler arasında yer alıyor. Söz konusu rakam Kasım ayında 4.76 milyon satış yapıldığına işaret ederek, piyasa beklentilerinden daha fazla geriledi (Ekim:5.32). Aralık ayına ilişkin olarak yayımlanacak mevcut ev satışları verisinin beklentiden farklı gerçekleşmesi halinde Wall Street endekslerinde ve Dolar’da fiyat değişimleri izlenebilir. 
“Önemli Ekonomik Takvim Verileri”

NOT: Analizler içerisinde söz edilen beklentiler ve ekonomik verilere ilişkin rakamlar, 15 Ocak 2016 tarihinde saat 17:30’da tamamlanan çalışmalar sonucu belirlenmiştir. Beklentiler, analist ve ekonomistlere yapılan yeni anketler, ya da piyasa dinamiklerindeki farklılaşmalar sonucu haftanın ilerleyen günlerinde değişiklik gösterebilmektedir. Bu nedenle hafta içerisinde GCM Forex Araştırma Departmanı tarafından hazırlanan günlük analizlerde güncellenebilecek beklenti ve beklenti rakamlarını takip etmeniz önem taşımaktadır.
         
EURUSD
 
Yeni yılın 2. haftasını geride bırakmaktayız. Makro-ekonomik gelişmelerin etkisini bu hafta net bir şekilde hissedemedik ancak parite de hareketler son haftalarda önemli ölçüde zayıf olması nedeniyle genel görünümde bir değişikliğe izin vermedi. Ancak önümüzdeki hafta, makro taraftaki yoğunluk, parite de sert hareketlerin daha agresifleşeceği bir görünümü destekleyebilir.
 
Yeni haftayı makro açıdan değerlendirdiğimizde;
·         Haftanın ilk işlem gününde Martin Luther King günü nedeniyle her ne kadar paritelerde işlemler açık olsa da sakin bir gün geçmesi beklenilmektedir.
·         Haftanın İkinci işlem gününde piyasalar Çin’den gelecek Büyüme Oranı (GDP) verisi ile hareketlenmeye başlayacaktır. Gün içerisinde ABD’den önem derecesi yüksek veriler olmamasına karşın Euro bölgesinden gelecek Zew Ekonomik Hassasiyet ve Alman Zew verileri günün en dikkat çeken haberleri olarak karşımızdadır.
·         Haftanın üçüncü işlem gününde Euro bölgesi için önem derecesi yüksek veriler olmamasına karşın ABD bölgesinden gelecek İnşaat İzinleri, CPI & Çekirdek CPI, Konut Başlangıçları ve Ham Petrol Stokları verisi, günün en dikkat çeken haberleri olarak karşımızdadır.
·         Haftanın dördüncü ve en kritik işlem gününde her ne kadar ABD’den İstihdam Talepleri ve Philadelphia FED İmalat Endeksi verileri açıklanacak olsa da Avrupa Merkez Bankası faiz kararı ve Başkan Draghi’nin gerçekleştireceği basın toplantısı, günün gündemindeki en önemli gelişme olarak kaydedilmiştir.
·         Haftanın son işlem gününde ise Euro bölgesi ve ülkelerinden gelecek PMI rakamları ön plandadır. ABD’den ise mevcut ev satışları verisi günün en dikkat çeken haberleri arasında yerini almıştır.
 
Teknik olarak;
·         EURUSD paritesi son haftalarda oldukça yatay bir görünümde seyrini sürdürmektedir.
·         Bu tutum, kısa vadeli alıcılar ile orta vadeli satıcıların önemli bir mücadele içerisinde olduğunu görmemize katkı sağlamaktadır.
·         Parite, 1.1385-1.0525 arasındaki düşüşü sonrasında Fibonacci %61.8’lik orana tekabül eden 1.1057 bölgesine ulaştı ve ilgili bölgeden tekrar satış baskısına maruz kaldı. 
·         Bu nedenle de 1.1057 ile kısa vadeli tepki alımlarının sonlanma düşüncesi bir adım öndedir.
·         Böyle bir düşünce ile paritenin 1.0525 seviyesi altında daha agresif satış rallisi görülebilir. 
·         Bu ralli öncesinde kısa vadeli olarak 1.0850 desteği önemlidir.
·         Parite de satıcılı seyir devam edecekse 1.1057 bölgesinden gerçekleştirilecek dönüşü ya da 1.0850 seviyesi altında fiyatlamalar izlenmelidir. 
·         Ancak bu şartla 1.0525 seviyesine yaklaşmak isteyebilir.
·         Aksi takdirde 1.1057 test edilerek kısa vadeli yeniden karar aşamasına geçmek isteyebilir. 
·         Genel görünüm, 1.1057 altında 1.0525 seviyesine doğru devam edecek satıcılı seyrin ön planda kalması şeklindedir.
Özetlersek, 1.1057– 1.0850 seviyeleri, hafta içerisinde dikkat etmemiz gereken en önemli seviyelerdir. İlgili bölgenin dışına çıkılması, paritenin biraz daha net hareketler kaydetmesine katkı sağlayabilir.

         
GBPUSD
·         GBPUSD paritesi uzunca bir süredir düşüş trendini devam ettiren bir görünüm ile seyrini sürdürmektedir.
·         1.5815 başta olmak üzere 1.5505, 1.5240 ve 1.4900 gibi önemli trend bölgelerinden her fırsatta gerçekleşen satış baskısı, özellikle yatırımcıların trend yönlü pozisyonlara dahil olmanın avantajını son aylarda daha net bir şekilde hissetmesini sağladı.
·         Bu süreçte özellikle günlük ve haftalık bültenlerimizde konuya ilişkin negatif değerlendirmelerimizi yapmış olmakla birlikte 1.4325 seviyesine kadarki süreçte mevcut trendi destekleyen tutumumuzu sürdürdük.
·         İlgili geri çekilmelerde İngiltere Merkez Bankası’nın Faiz Artırım tavrındaki yumuşama kaydetmesi, Sterlin’in diğer para birimleri karşısında önemli değer kaybına sebebiyet veren en temeldeki gelişme olarak kaydedilmiştir.
·         1.4323 seviyesine kadar gerileyen parite de bundan sonraki süreçte düşüşler devam edecek mi yoksa ilgili düşüşler öncesinde bazı tepkiler yaşanacak mı sorularının cevaplarını aramaktayız. 
·         Bu aşamada aylık grafikte net bir şekilde görebileceğiniz 1.4307 destek noktası hayati bir önem taşıyan bölge olarak kaydedilmiştir. 
·         1.7190-1.4565-1.5930 bölgesinde oluşturulan Fibonacci Expansion hesaplamalarında %61.8’lik orana tekabül eden 1.4307 desteği, aynı zamanda da düşüş trendinin alt noktası olarak önemini artırmaktadır.
·         GBPUSD paritesi eğer satıcılı seyrini devam ettirmek ve 1.3305 seviyesine doğru yeni bir ralli başlatmak istiyorsa, 1.4307 seviyesi altında günlük kapanışlara ihtiyacı vardır. ( art arda gerçekleştirilecek 2 günlük kapanış)
·         Ancak bu şartla 1.4050 başta olmak üzere 1.3750 – 1.3500 ve 1.3305 gibi rakamlar hedeflenmek istenebilir. 
·         Aksi takdirde parite de düşüş trendi içerisinde tepki alımları ön planda kalabilir. 
·         Böyle bir durumda da 1.4815 seviyesine doğru oluşacak bir tepki sürpriz olarak değerlendirilmemelidir.
·         1.4815 öncesindeki bariyerlerse 1.4500 ve 1.4620 olarak kaydedilmiştir.
·         Paritenin yeni hafta da tepki alımları oluşturup oluşturmayacağı sorusunun cevabı içinse hafta içerisinde gerek ABD’den gerekse İngiltere’den gelecek makro-veriler yakinen incelenmelidir. 
·         Ayrıca Avrupa Merkez Bankası Başkanı Draghi’nin Perşembe günü gerçekleştireceği toplantı, para birimleri üzerinde tercihlerde değişikliğe neden olabileceği için, Sterlin’de bu durumdan önemli ölçüde etkilenebilir.
·         Bunun dışında hafta içerisinde özellikle İngiltere’den gelecek haberlerin sonuçları, faiz artırım tavrındaki düşüncelere etki edeceği için Sterlin üzerinde sert fiyat değişimleri izlenebilir.
 


         
USDTRY
Yeni yıla pozitif bir giriş yapan USDTRY kuru, yukarı yönlü çıkışını yeni hafta içerisinde kanalın üst noktası olarak kaydedilen 3.0485 bariyerine taşıdı ve haftanın son işlem gününde analizin hazırlandığı şu sıralar 3.0400 seviyesine yakın seyrine devam etmektedir.
 
Genel beklentileri sıralayacak olursak, 2.9425 seviyesi üzerinde orta vadeli, 3.0050 seviyesi üzerinde ise kısa vadeli yükseliş beklentisi ön plandadır.
Kur da her ne kadar yükseliş baskısı etkinliğini korusa da 3.0485 yani yükseliş trendinin üst noktasını geçememesi dikkat çekmektedir. Bu nedenle de kurda yukarı yönlü çıkışların devam edebilmesi için 3ç.0485 seviyesi üzerinde fiyat hareketlerine ihtiyaç vardır. Ancak bu durumda yukarı yönlü çıkışlar teyit kazanabilir ve ilk etapta tarihi zirve noktası olarak kaydedilen 3.0750 seviyesine ulaşmak isteyebilir.
3.0485 seviyesinin geçilememesi durumunda ise kısa vadeli tepki satışları görülebilir.  Bu tarz tepkilerde etkinin ne kadar süreceğini kısa vadeli önemli destek noktası olarak kaydettiğimiz 3.0050 seviyesine göre şekillendirebiliriz. Ancak 3.0050 seviyesi altındaki hareketler tepki satışların agresifleşmesini sağlayabilir ve böyle bir durumda orta vadeli kritik destek noktasına yaklaşmak isteyebilir. Aksi takdirde tepkilerin sınırlı ve isteksiz olması şaşırtıcı olmamalıdır.
Özetlersek, yeni hafta beklentileri için 3.0485 – 3.0050 bandı dışında gerçekleştirilecek olası hareketlere göre yükseliş mi yoksa tepki satışı mı oluşacak sorusunun cevabını arayacağız.

         
USDJPY
USDJPY paritesi hafta içerisinde yoğun olarak Çin gündeminin oluşturduğu endişeyle birlikte baskı altındaki seyrini sürdürdü. Hareketli ortalamaların genel seyri negatif eğilimi desteklese de, cari seviyeden oldukça uzak. Bu nedenle 118,0 – 118,80 bandının takibi önemini artırabilir. Parite, önümüzdeki süreçte bu bant altında sınırlı kaldığı müddetçe, düşüş baskısı ön planda olabilir. Gerçekleşebilecek düşüşlerde 115,30 – 116,15 aralığı hedeflenebilecekken, bu bölge altında 114,25 gündeme gelebilir. Olası toparlanmalarda ise dikkatli olmakta fayda var, çünkü parite 118,10 – 118,80 bariyeri altında kaldığı müddetçe kısa vadeli yükseliş isteği yeni satış baskısıyla karşılaşabilir. Paritenin daha dengeli yükselişler sergileyebilmesi için bu bant üzerinde, kalıcılık sağlayabilmesi için ise hareketli ortalamaların yoğunlaştığı 120,60 üzerinde günlük kapanışlar görülmesi gerekebilir.


         
HAM PETROL
Geride bırakmış olduğumuz haftada sizlerle paylaşmış olduğumuz haftalık bülten raporunda, 38.40 seviyesi altında satıcılı seyrin devam edebileceğini, 29 ve 26 dolar seviyelerinin bu aşamada hedeflenebilecek olası seviyeler olarak kaydedildiğini paylaşmıştık.
 
ABD tipi Ham Petrol, hafta içerisinde gerçekleştirdiği aşağı yönlü baskılarını 29.38 dolar seviyesine kadar taşıdı ve analizin hazırlandığı şu sıralar 30 dolar seviyesi altında seyrine devam etmektedir.
Teknik olarak yeni hafta beklentilerini incelerken 38.40 dolar altındaki satıcılı seyrin gücünü tekrarlayabiliriz. Bu tutum, 29 ve 26 dolar seviyelerinin güncel kalmasına katkı sağlamıştır. Bunun yanı sıra kırılan düşüş kanalının alt noktası olarak kaydedilen 33.50 seviyesi de olası tepkilerde gidebilecek maksimum alan olarak ifade edilebilir.
Özetle, Ham Petrol için 33.50 ve 38.40 dolar altında satıcılı seyrin devamına ilişkin düşüncelerin ön planda kaldığını söyleyebiliriz.
NOT: Nijerya Petrol Bakanı Ibe Kachikwu, petrol fiyatının 30 dolar/varil seviyesinin altına inmesi halinde OPEC üyelerinin acil toplanmayı değerlendirebileceklerini söyledi. Ibe Kachikwu, OPEC üyesi üreticilerde ve OPEC dışı üreticilerde üretimi resmi olarak kısmak için birlikte çalışma görmediğini de belirtti. Hafta içerisinde piyasalarda bu tür haberleri inceledik. Özellikle 30 Dolar’ın altında devam eden bu seyirde piyasalarda yer alacak spekülatif açıklamalar dikkatle takip edilmelidir.  Bu tutum, tepki alımı oluşacak mı sorusunun cevabında dikkat edilmesi gerekilen önemli bir faktör olarak kaydedilmiştir.

         
ALTIN
1191.40 seviyesinden başlattığı satıcılı seyrini  1045.95 dolar seviyesine kadar sürdüren ve son haftalarda belirli tepkiler kaydederek kısa vadeli yükselişler için önemli sinyaller veren Altın’da yeni hafta içerisinde 2 senaryo üzerinde duracağız. Bunlardan ilki, “kısa vadeli tepki alımları nereye kadar devam edebilir”, ikincisi ise “tepkiler sonlandıktan sonra düşüşlerde hangi bölge hedeflenecektir “ olarak kaydedilmiştir.
 
1. Senaryo: Kısa vadeli tepki alımları nereye kadar devam eder?
Haftalık grafiği incelediğimizde Altın fiyatının 1045 yani düşüş trendinde kanalın alt noktasından gerçekleştirdiği dönüş, kısa vadeli alıcıların etkin olmasını sağladı ve bu tutumunu 1112.73 seviyesine kadar taşıdı. İlgili yükseliş sonrasında çıkışlarına devam edemeyerek 1070 dolar bölgesine gerileyen Altın’da tepkiler tamam mı devam mı sorusunun cevabını aramaktayız. Yuvarlak içerisine aldığımız bölge olası bir CUP görünümü için önemli bir resim. Ancak bu tutumun güçlenebilmesi için son haftaların zirve noktası olarak kaydedilen 1112.73 direncinin geçilmesi gerekmektedir. Ancak bu şartla 1090 dolar bölgesine doğru hareketler görülebilir.  Tepki alımları sonlandı diyebilmemiz içinse 1112.73 seviyesi altındaki fiyatlamalarına ilaveten son haftalarda yataylığın etkisini sürdürdüğü 1058 dolar desteğinin kırılması gerektiği unutulmamalıdır.
Özetlersek, yeni hafta içerisinde nasıl bir strateji ile ilerleyeceğim sorusunun cevabında 1112.73 ile 1058.00 seviyeleri takip edilmelidir. Bu aralıkta nasıl bir strateji oluşturmalıyım sorusunun cevabı içinse günlük analizleri takip etmelisiniz.

2. Senaryo: Tepkiler sonlandıktan sonra düşüşlerde hangi bölge hedeflenecektir
Birinci senaryoda tepki alımlarının hangi bölgede sonlanabilir sorusunun cevabını aramıştık. Tepkilerin sonlandığı bölgeyi belirledikten sonra Altın’ın o anki fiyat hareketi, bundan sonraki süreçte nerelere gidebilir sorusunun cevabını bulabilmemiz için hayati bir önem taşımaktadır. Ancak genel görünüm olarak 1045 – 1026 ve 1008 dolar seviyeleri, mevcut tepkilerin sonlanması sonrasındaki olası hedefler olarak kaydedilmiştir.

         
GÜMÜŞ
Gümüş geride bıraktığımız haftada genel olarak 13,80-14,17 aralığında kaldı. 
 
14 Aralık’ta 13,62 seviyesine kadar gerileyerek son dönemin en düşük seviyesine ulaşan gümüş bu düşük seviyeden gelen tepki niteliğinde gördüğümüz yükselişle 14 USD seviyesi üzerine çıktı ve 14,40 direncine yaklaştı. Fakat 14,40 direnci aşılamadı. Grafikte yeşil çizgi ile gösterilen 50 günlük hareketli ortalama seviyesi altında olmak orta vadeli görünüm açısından aşağı yönde baskının devam ettiğine işaret ediyor. Eğer orta vadeli yükseliş beklentileri canlanacaksa bunun teknik açıdan ilk koşulu gün sonu kapanışların 50 günlük hareketli ortalama seviyesi üzerinde gerçekleşmesi olacak.
14,00-13,80 bölgesi gümüş için önemli bir destek bölgesi. Gün sonu kapanışlarla 13,80 seviyesi altında kalınması halinde gümüşte yeni düşük seviyelere inme tehlikesi mevcut olacak.
Gümüş için orta ve uzun vadede düşüş görünümü devam ediyor. Grafikte kırmızı ve yeşil çizgilerle gösterilen 200 ve 50 günlük hareketli ortalamalar altında devam eden seyir, aşağı yönde baskının teyidi.
14 USD desteğinin kırıldığının onayını almak için ise en azından haftalık kapanışların bu seviye altında olduğunu görmek gerekebilir. 14 USD seviyesi altında bir sonraki ara destek 13,50 seviyesinde, güçlü ana destek ise 12,50 seviyesinde görülüyor. 


         
GAUTRY
Çin kaynaklı endişeler, riskli varlıklarda gözlenen kaçış altın için yükseliş fırsatı sundu. Ons altın hafta tamamlanırken tekrar 1090 USD seviyesinde. USDTRY paritesi 3,03 seviyesi üzerinde.
 
Gram altında 104.45 seviyesi üzerine çıkılması orta vadeli görünümü yükselişe çevirdi.  104.45 seviyesi üzerinde kalındığı sürece orta vadede yükseliş trendinin teknik anlamda devam ettiği varsayılabilir. Grafikte yeşil çizgi ile gösterilen 50 günlük hareketli ortalama ve mavi çizgi ile gösterilen 200 günlük hareketli ortalama seviyesi üzerinde kalınması yukarı yönde hareketin devamı açısından önemli.
Orta vadede 104,45 seviyesi üzerinde kalındığı sürece 108,22 seviyesi ara direnç, 109,92 seviyesi güçlü ana direnç olarak kabul edilmeli.  104,45 seviyesi altına inilirse yükseliş görünümü bozulacaktır. Bu durumda 103,25 seviyesi destek bölge olarak ifade edilebilir.
Gram altında uzun vadede yükseliş görünümü korunuyor. 95 seviyesi uzun vadeli görünüm açısından önemli. Gram altın 95 TL seviyesi üzerinde kaldığı sürece uzun vadeli yükselişin devam ettiğini varsayabiliriz. Bu seviye altına inilmeden trendin sona erdiğini söylemek erkenci bir söylem olabilir. Fakat 101 TL seviyesi altında kalınması da bu trende dair soru işaretlerinin artmasına neden olabilir.

         
EURTRY
EURTRY paritesi hafta içerisinde özellikle Çin endişelerinin gelişmekte olan ülke para birimleri üzerindeki etkisiyle birlikte sert hareketlere maruz kaldı. Ancak genel seyrin 3,2560 – 3,3400 aralığında oluştuğunu söyleyebiliriz. Büyük resmi incelersek kırmızı ile belirttiğimiz yükseliş kanalının üst bölgesindeyiz. Kanalın üst sınırı olan 3,3400 kritik, ek olarak yeşille belirttiğimiz ve 1 Kasım seçimleri sonrası oluşan yeşil yükseliş kanalı daha etkin bir takip sağlıyor. Dolayısıyla dikkat edilecek diğer husus bu kanal hareketi. Önümüzdeki süreçte, haftanın dip bölgesini oluşturan 3,2560 – 3,2780 aralığı üzerindeki seyir korunduğu müddetçe yükseliş baskısı ön planda olabilir. Gerçekleşebilecek alımlarda parite 3,3400 bariyerini zorlayabilir. Alımların bu aşamadan itibaren etkin kalabilmesi için ise 3,3400 üzerindeki fiyat hareketlerine ve kalıcılık içinse günlük kapanışlara ihtiyaç duyulabilir. Bu şartın sağlanamaması, geri çekilmeleri destekleyebilecek olsa da yükseliş trendi içerisinde olduğumuz unutulmamalı. Takip ettiğimiz kanalın alt bölgesi 3,2300 – 3,2560. Dolayısıyla bu bölge güncel kaldığı müddetçe düşüşler yeni alımları destekleyebilir.


         
EURJPY
EURJPY paritesi hafta içerisinde bir yandan Çin endişesinin Yen’de oluşturduğu değer kazanımları, bir yandan Dolar endeksinin Euro üzerindeki etkisiyle birlikte hareketliliğini artırdı. Ancak genel seyir 127,20 – 128,40 aralığında sınırlı kaldı. Önümüzdeki süreçte, düşüş kanalının kırılması ardından yine söz konusu kanalın alt sınırını oluşturan 128,40 – 129,20 bandı altındaki seyir korunduğu müddetçe, düşüş baskısının ön planda olması beklenebilir. Gerçekleşebilecek satışlarda  127,20 ve 126,05 seviyeleri hedeflenebilir. Olası yükselişlerde 128,40 – 129,20 bandı gündeme gelebilir, fakat parite bu bölgeyle sınırlı kaldığı müddetçe yeni satış baskısı oluşabileceği unutulmamalı. Dolayısıyla, alımların bu aşamadan itibaren etkin kalabilmesi için 129,20 üzerindeki günlük kapanışlara ihtiyaç duyulabilir.


         
AUDUSD
AUDUSD paritesi hafta içerisinde Çin endişesinin küresel piyasalarda oluşturduğu endişeden en çok etkilenen enstrümanlardan biriydi. Önemli ticaret ortağında yaşanan gelişmeler, Avustralya Doları’nın zayıflamasını desteklerken, parite 0,70 bariyerinin altına sarktı. Genel olarak incelediğimizde 144 günlük üssel hareketli ortalamanın (güncel seviyesi 0,7280) desteklediği düşüş eğilimi sürüyor. Daha yakın bir takip gerçekleştirmek için ise, yeni yıl ile kırılan kanalın alt bölgesinde bulunan 0,7000 – 0,7100 bariyeri izlenebilir. Parite, bu bariyer altında kaldığı müddetçe düşüş baskısının ön planda kalması söz konusu. Gerçekleşebilecek satışlarda 0,6765 ve 0,6650 hedeflenebilir. Olası toparlanmalarda 0,7000 – 0,7100 bandı hedeflenebilir. Ancak bu bölgenin direnç olarak güncelliğini koruması, parite üzerinde negatif eğilimin devam etmesine neden olabilir. Bu bölge üzerinde günlük kapanışlar, tepki kaynaklı alımları destekleyebilecek olsa da, trend dayanağının 144 günlük üssel hareketli ortalama olduğu ve bu gösterge güncel kaldığı müddetçe yeni satış baskısının her kademede oluşabileceği unutulmamalı.


         
USDCAD
Çin ekonomisinde yavaşlama ve bunun etkisiyle petrolde görülen düşüş, Kanada Doları’nın hafta boyunca değer kayıpları yaşamasına neden oldu. Zaman zaman, önemli bariyerlerin (1,4200 ve 1,4400 gibi) aşılmasıyla yükselişin ivme kazandığını da gördük. Trendin ana yapısını kırmızı trend çizgisi temsil ediyor. Ancak ivme kazanımı nedeniyle 13 ve 21 günlük üssel hareketli ortalamaların takibinde fayda var. Parite bu ortalamaların bulunduğu 1,4000 – 1,4200 aralığı üzerinde seyrettiği müddetçe yükseliş baskısının ön planda olması beklenebilir. Önümüzdeki hafta paritenin mevcut seviyelerini koruması, yeni tabanın 1,4400 düzeyinde oluşmasını sağlayabilir. Gerçekleşebilecek alımlarda 1,4600 ve 1,4750 gündeme gelebilir. Olası geri çekilmelerde 1,4000 – 1,4200 bandının tepkisi önemli. Parite bu bölge üzerinde kaldığı müddetçe yeni alım baskısı ortaya çıkabilecekken, bölge altına gerçekleşebilecek sarkmalarda 1,3810 hedeflenebilir. Ancak tüm bu sürecin, kırmızı ile belirttiğimiz yükseliş trendi içerisinde oluştuğu, dolayısıyla yeni alımlara maruz kalabileceği göz ardı edilmemelidir.


         
BRENT PETROL
Brent petrolde düşüş devam ediyor. Çin kaynaklı endişeler talep tarafında petrol fiyatını yukarı yönde destekleyecek dayanakları zayıflatırken stoklardaki artış da geride bıraktığımız haftada brent petrolü aşağı yönde baskılayan haberlerden biriydi. 
Yükselişe umutları azaldıkça brent petrolde yeni dip seviyeler test edilmeye devam ediliyor. Arzı kısma taraftarı olmayan üreticiler, talebi artıramayan tüketiciler petrol fiyatını aşağı doğru itiyor. Uzun vadede petrol fiyatında kalıcı yükseliş görebilmek için ya arzın kısıldığını ya da büyüme beklentilerinin yukarıya çekildiğini ve talebin arttığını görmek gerekecek. 
Orta vade için 42 USD seviyesinin altına inilmesiyle brent petrolde yeni düşük seviyeleri görme olasılığı artmıştı, son durumda bu pratiği yaşıyoruz. Orta vadeli teknik görünümde hareketli ortalamalardan istifade edeceksek grafikte yeşil çizgi ile gösterilen 50 günlük hareketli ortalamaya bakıyoruz. Brent petrol 50 günlük hareketli ortalama seviyesi altında, bu durum aşağı yönde baskının devam ettiğine işaret ediyor. 30 USD desteğine kadar gerileyen brent petrolde gün sonu kapanışlar 30 USD seviyesi altında oluşmaya başlarsa bir sonraki desteği 28 USD seviyesinde görüyoruz. 30 USD seviyesi üzerinde kalınabilirse düşüşte bir soluklanmadan bahsedebileceğiz. Yükselişte en yakın güçlü direnç 36 USD seviyesinde.
 
Uzun vade için düşüş trendi devam ediyor. Uzun vadeli trendi 200 günlük hareketli ortalama (grafikte kırmızı çizgi) ile takip ediyoruz. Brent petrol 200 günlük hareketli ortalama seviyesi üzerinde çıkmadan yükseliş beklentilerinin teknik anlamda güçlenmesini beklemiyoruz.

         
USDCHF
2015 yılının son ayı ECB kararlarının ardından euroda sert yükseliş kaydedilirken dolarda da sert değer kaybı yaşanmıştı. Dolar değer kaybederken düşüşlerde güvenilir para birimi olan frangında değer kazanması düşüşleri hızlandırdı. Yaşanan sert düşüşün ardından günlük grafiğe bakıldığında paritenin sınırları kırmızı renkle belirtilmiş olan Mayıs ayından bu yana devam eden yükseliş kanalının içerisine yeniden dönerek işleme devam ettiği görülüyor.  
 
Düşüşlerin ardından 0,9850 seviyesi önemli destek oluştururken dolar endeksindeki yükselişle birlikte paritenin 0,9850 seviyesinin altına sarkmadığı görülüyor.
1,0000 seviyesinin altında işlem görmeye başlamasının ardından grafiğe bakıldığında hareketlerin daha sınırlı kaldığı görülmektedir. Genel anlamda günlük grafiğe bakıldığında işlemlerin 0,9800 destek seviyesi ile 1,0060 seviyesi arasında devam ettiği izlenmektedir.
 Düşüşlerin devamı durumunda 0,9850 destek seviyesi takip edilebilir. 0,9850 destek seviyesi kırıldığı takdirde aşağı yönlü hareket devam ederek 0,9700 – 0,9615 seviyesine doğru hareketler yaşanabilir. 0,9615 seviyesi kanal alt bant seviyesini de oluşturmaktadır.
Yükseliş durumunda ise 1,0000 direnci önemini korurken 1,0000 direncinin geçilmesi durumunda ise 1,0125 – 1,0215 direnç seviyeleri hedeflenebilir. 

         
EURGBP
Yıla İngiltere tarafından beklentilerin altında gelen PMI verileri ile başlangıç yapmıştık. Pound değer kaybederken yukarı yönlü hareket kaydedildiği takip edilmişti. Gözler bu hafta 14 Ocak tarihinde yapılacak olan İngiltere Merkez Bankası Para Politikası Karalarındaydı. BOE Faiz oranını yüzde 0,50 olarak bırakılırken, Varlık Alım Programını da piyasa beklentisi doğrultusunda değiştirmeyerek, 375 milyar sterlin olarak bıraktı. Faizleri değiştirmeme kararını 1 oya karşı 8 oyla, varlık alım programını değiştirmeme kararını oybirliği ile aldı.
 
Bu Hafta içerisinde de Euro Bölgesi Enflasyon verisi, Avrupa Merkez Bankası Faiz Oranı kararı ve Draghi’nin konuşmasını takip ediyor olacağız.
Aralık ayının başından bu yana yükseliş trendinde hareket eden parite 0,7500 direnç seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda yukarı yönlü hareket devam ederek 0,7620- 0,7670 direnç seviyelerine doğru devam edebilir. 0,7670 seviyesi üzerindeki kalıcılık durumunda yükseliş kanalı yukarı yönlü olarak kırılacaktır.
Düşüşlerde ise 0,7600 seviyesi önemli destek oluşturmaya devam ederken 0,7600 önemli destek seviyesinin kırılması durumunda ise 0,7550 – 0,7475 önemli destek seviyeleri takip edilebilir.

         
DAX30
Geçtiğimiz haftalarda Çin tarafından beklentilerin altında gelen verilerin küresel durgunluğu işaret etmesi ve FED endişeleri ile endekslerde düşüş kaydedildiğini görmüştük. Yılın ilk haftasından itibaren Çin tarafından gelen veriler hayal kırıklığı yaratarak endekslerde sert satışlar yaşanmasına sebep oldu. Gözler bu haftada Çin Tarafından gelecek olan Gayri Safi Yurtiçi hasıla verilerine çevrilmişken bundan sonraki süreçte Çin tarafından gelecek haberler endekste yaşanacak hareketlilik için önem taşıyor. 
 
Hafta boyunca volatil bir seyrin hakim olduğu görülen endeks haftaya 9712,7 seviyesinden başlangıç yaparken hafta içerisinde 9443,7 destek seviyesini test etti. Günlük grafikte kırmızı renkle belirtilmiş 2015 Eylül ayından bu haftaya kadar devam eden yükseliş kanalını kıran endeksin 2015 Mart ayından bu yana devam eden sınırları turuncu renkle belirtilmiş düşüş kanalının içinde hareket ettiği görülüyor.
Düşüşlerde 9550 destek seviyesi kanal alt bant seviyesini de oluşturmaktadır. 9550 destek seviyesi  kırıldığı takdirde 9300-9150 destek seviyeleri takip edilebilir.
Yükselişlerde ise 9730 seviyesinin üzerinde kalınmasının ardından yukarı yönlü hareket devam ederek 10050-10250 direnç seviyeleri test edilebilir.

         
S&P500

 
Haftanın başında Küresel piyasaların gündeminde Çin tarafından olumsuz gelen veriler konuşuyordu. Hafta başından bu yana gelen PMI verileri beklentilerin altında kalırken Çin tarafından gelen haberlerle de küresel piyasalara yönelik endişeler yeniden gündeme geldi. Yılın ilk işlem gününden itibaren endekslerde de sert düşüşe sebep oldu. Hafta içerisinde de volatil bir seyrin hakim olduğu görüldü. Gözler bu haftada Çin Tarafından gelecek olan Gayri Safi Yurtiçi hasıla verilerine çevrilmişken bundan sonraki süreçte Çin tarafından gelecek haberler endekste yaşanacak hareketlilik için önem taşıyor. 
 
2000 destek seviyesinin kırılmasının ardından sert düşüş kaydeden endekste grafikte kırmızı renkle belirginleştirdiğimiz destek seviyesi olan 1895 seviyesi önemini korumaya devam etmektedir. Düşüşlerin devamlılığı açısından 1895 destek seviyesi önemini korurken 1895 seviyesinin kırılması durumunda 1825-1765 seviyeleri destek oluşturmaktadır.
Yükselişlerde ise 1970 seviyesi üzerinde kalıcılık sağlanmasının ardından 2000 direnç seviyesi hedeflenebilir.



KAYNAK : GCM FOREX
Facebook'ta paylaş butonu
Print
LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku