Borsa Gündem

Borsa bu hafta ne olur yükseliş sürer mi ?

Borsada son beklentiler ve uzman yorumları

Borsa bu hafta ne olur yükseliş sürer mi ?

10 Şubat 2019 16:02
-A

+A

BORSADA SON BEKLENTİLER

Borsa İstabul'da yatay düşüş eğiliminde.

Borsa geçen haftalarda başlattığı yükseliş trendine bu aralar ara vermiş görünüyor.

Borsa geçen haftayı % 0,47 düşüşle 102,451 puandan haftayı kapattı.

BİST 100 geçen hafta en düşük 101,620 en yüksek ise 103,852 puanı gördü.

Borsadaki sıkışıklık belirgin hale gelirken bu hafta bir yöne kırılım beklentisi de hakim.

Borsa dolar bazlı ise 19,502.73 seviyesinde bulunuyor.

Geçen haftanın özetinden sonra yeni haftanın beklentilerini uzmanlardan alalım.

İlk olarak Milliyet yazarı Zeynep Aktaş'ın bugünkü yazısına göz atalım:

Piyasalarda kâr satışları etkisini gösterirken borsaya yabancı para girişi hisse senetlerinde güçlü seyrin sürmesini sağladı. Seçim öncesi gerek borsa gerekse kur ve faizde bir kez daha hareketlenme gözlenebilir

Yabancı para girişi hisse senetlerindeki yukarı hareketin sürmesini sağlıyor. Kısa vadede kâr satışları gözlense de Borsada 200 günlük hareketli ortalamanın üzerindeki seyir sürüyor. BIST 100 Endeksi 100.000 seviyesinin altına kaymadı. Dolar bazında endeksin değeri ise 19.502 seviyesinde bulunuyor.

Yabancıların borsadaki hareketlerine bakıldığında 5 unsur öne çıkıyor:

1 - Yabancıların son dört haftadır üst üste alım yaptıklarını görüyoruz.

2 -Yapılan alım miktarı yükseliyor. Ocak ayının ikinci haftasından itibaren aylık ortalama 300 milyon dolarlık alım gerçekleşti. (En yüksek alım ocak ayının üçüncü haftasında 711 milyon dolar ile yaşanmış gibi görünse de bunun yaklaşık yarısı Akbank’ın bedelli sermaye artırımından kaynaklandığı unutmamalı.)

3 - 26 Temmuz’da yüzde 61,36 olan borsadaki yabancı payı 7 Şubat itibariyle 65,94 seviyesinde bulunuyor.

4 -Yabancılar dipte alıma başladı. Kur şokunun hemen ardından hisse senedi toplamaya başlarken ocak ayı ile birlikte alımlarını güçlendirdi. Borsa 3 Ocak’ta 87.000 seviyesinde bulunurken 8 Şubat’ta 102.502 seviyesine yükseldi.

5 - Endeks hisselerinden en çok bankalara yöneldiler.

Yurtiçi yerleşikler 21 haftadır döviz alıyor

Dolar kuru geriledikçe halk döviz alımını sürdürüyor. Son 21 haftada yurtiçi yerleşiklerin döviz pozisyonu 150 milyar dolardan 168 milyar dolara yükseldi. Halkın döviz mevduatı 17,3 milyar dolar artış gösterdi. Ocak ayından itibaren bunun hızlandığını görüyoruz. Öte yandan döviz kurundaki hareketlere baktığımızda dolar/TL kuru 100 ve 200 günlük hareketli ortalamanın arasında sıkışmış durumda. 200 günlük ortalama 5,20’de bulunurken 100 günlük ortalama 5,36 seviyesinde. Hareketin gücünü gösteren momentum ise 98,7 seviyesinde bulunuyor.

Yatay hareket görülebilir

Dolar kuru 5,36’yı kırarak güçlü bir hareket başlatmak için şu anda zayıf. 5,20 aşağı kırılmadıkça da aşağı yönlü bir hareketin gelişmesi zor. Seçim öncesi 5’e doğru belki son bir hareket gerçekleşebilir. Ağırlıklı olarak yatay bir hareket görebiliriz. Dış ilişkilerde bozulma meydana gelmedikçe kurda 2018 yılındaki gibi sert dalgalanma yaşanmayacaktır. Hareket marjlarının daralması ve oynaklığın sağlanması biraz da beklentilerin yönetilmesine bağlı. TCMB’nin alacağı faiz aksiyonu, enflasyonun seyri kur hareketi üzerinde belirleyici rol oynayacak.

 

Yabancı yatırımcılar borsada dört haftadır alımda... Alım miktarları ise yükseliş eğiliminde... Bu alımlar sonucunda borsadaki yabancı payı yüzde 66’ya dayandı. Temmuzda bu oran yüzde 61’in biraz üstündeydi.

Alımlar hangi ülkelerden?

Kur şokunun yaşandığı ağustostan sonra eylülde Borsa İstanbul’a yatırımda bulunan ülkelerin dip seviyeye gerileyen yatırımcı sayıları ve portföy değerleri yeniden yükseldi. Yaşanan çıkışta 110 yatırımcı geri gelirken portföy değeri 28,6 milyar dolar arttı. Ülke paylarında dikkat çekenler şöyle:

- ABD ile ilişkilerin düzelmesinin etkileri ABD’li yatırımcı artışında da görülüyor. Eylülden bu yana ilk 10 ülkenin yatırımcı sayısındaki 110 kişilik artışın 71’i ABD’den geliyor.

- Yatırımcı artışında ABD’nin hemen ardından Cayman adaları ve Lüksemburg geliyor. Cayman adalarından 25 yatırımcı gelirken Lüksemburg’dan 17 yatırımcı geldi. Bu yatırımcıların büyük kısmının Türkiye menşeli olması yüksek ihtimal.

- Rusya’dan bir yatırımcı gelirken Katar yatırımcı sayısını korudu. Rus yatırımcıların portföy değeri 9 milyar 288 milyon TL artış gösterirken Katarlı 5 yatırımcının portföy değeri 5 milyar 297 milyon TL arttı.

- ABD’li yatırımcılar Türkiye’de portföyü en yüksek 2.480 yatırımcının yüzde 50’sini oluşturuyor. Onu yüzde 15 ile Birleşik Krallık, yüzde 10 ile Lüksemburg izliyor. En düşük pay; Katar, Rusya ve Singapur.

Sonuç olarak, ABD ile ilişkilerin düzelmesi sonrasında dolar kurunda başlayan hızlı gerileme hisse senetlerinde de alım olarak kendini gösteriyor. ABD’li yatırımcı sayısında meydana gelen artışın hisse senetlerinin fiyat hareketlerine de olumlu yansıdığını görüyoruz.

Ocak ayında yaşanan hızlı yükseliş sonrası borsada kâr satışları dolar kurunda tepki çıkışına yol açtı. Gösterge faiz ise 18,37 seviyesinde bulunuyor.

Sıra kredi kuruluşlarında

Derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’ye ilişkin yatırım yapılabilir ülke notu bulunmuyor. Kuruluşların genelde geriden geldiğini, gelişmeler gerçekleştikten sonra notlandırmaya gittiklerini görüyoruz. Türkiye’nin Kredi Risk Primi (CDS) 5 Şubat’ta 287 seviyesini görerek yönünü yeniden yukarı çevirdi. 

7 Şubat günü ise 298 seviyesinde bulunuyor. Risk primi 300 seviyesinin altındaki seyrini korur ve fiyatlarda oynaklık azalmaya devam ederse Türkiye’nin not görünümü değişebilir. Özellikle yurtdışı ilişkilerde yaşanan yumuşamanın ve ABD ile düzelen ilişkilerin etkileri yatırım araçlarına yönelen sıcak paranın da yönü ve hızı üzerinde etkili olacaktır. 

AB yavaşlaması olumsuz etkiler

Avrupa Komisyonu’nun perşembe günü çeyrek büyümeye ilişkin tahminleri yayınlandı. Avrupa Birliği (AB) 2019 yılına ilişkin Euro Bölgesi büyüme tahminini yüzde 1.9’dan yüzde 1.3’e düşürdü. 2020 tahmini yüzde 1.6 oldu. Avrupa Birliği’nin büyümesinde meydana gelebilecek bir yavaşlama elbette Türkiye’yi de olumsuz etkileyecektir. Neticede toplam ihracatın yarısı AB ülkelerine gerçekleşiyor. İş Yatırım, AB büyümesinin yüzde 1,3 seviyesinde geçekleşmesi halinde yüzde 1 olan 2019 Türkiye büyüme tahminlerinin de yüzde 0,5’e kadar gerileyebileceğini belirtiyor.

ZEYNEP AKTAŞ

Kaynak ve yazının devamı: MİLLİYET

Şimdi ise Hürriyet'ten Zeynel Balcı'nın yazısına göz atalım:
 

Döviz kurlarındaki düşüşte tepki alımları görülüyor, borsada olumlu hava korunuyor. Yabancı yatırımcı da yılın ilk ayında borsada 798 milyon dolarlık net alım yaptı.

BORSADA ocak ayındaki sert yükselişin ardından kâr satışlarına bağlı düşüş, döviz kurlarında geri çekilmelerde tepki alımları görüldü. Gerekçeler ağırlıklı olarak kısa sürede oluşan kârın realize isteği ve dış borsalardaki çıkışın zayıflaması olarak gösterilebilir. Ocak ayında yaşanan iyimserlikte güçlü beklentilerden çok ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasındaki değişikliklerin fiyatlanması önemli rol oynadı. Gelişen ülkelere fon akışının ivme kazandığı haberleri artan risk iştahıyla birlikte bu görünümü destekledi. Fakat Fed para politikasında değişikliğe neden olan gelişmenin küresel ekonomilerdeki durgunluk beklentileri olması piyasaları biraz daha temkinli hale getirdi. Borsaları taşıyan büyüyen ekonomiler, kârlı şirketlerdir. Bu açıdan Almanya’nın aralıkta sanayi üretiminin 3.9, yıllık sanayi siparişlerinin 7.0 gerilemesi önemli görüldü. Ayrıca bir önceki hafta İtalya’nın üç dönem küçülerek resesyona girmesi Euro bölgesi ekonomileri hakkında bir bilgi veriyor. Avrupa merkez bankası zaten geçtiğimiz günlerde reel ekonomiye destek vermek amacıyla düşük faiz politikası ve parasal genişlemeye devam edecek.

KÜRESEL BÜYÜME

ABD’deki durumun ise eski Fed Başkanı Yellen kısaca özetledi. Yellen, ABD Merkez Bankası’nın bir sonraki hamlesinin, dünyadaki büyümenin zayıflamasının ABD ekonomisini etkilemeye başlaması halinde faiz indirimi olabileceğini söyledi. Çin ve Avrupa’daki zayıflayan ekonomiler güçlü bir ABD ekonomisine tehlike oluşturuyor, dedi. Yellen “yavaşlayan küresel büyümeyi” ekonomiye en büyük tehdit olarak gösterdi. Faiz indiriminden söz eden bu açıklama, U dönüşü yaptığı söylenen şimdiki Fed Başkanı Powell’i de geri bıraktı bir bakıma. Bu tabloda Trump’ın başlattığı ABD-Çin ticaret savaşının payı var elbette. Trump, 1 Mart’tan önce Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmeyeceğini söyledi. Pek geri adım da atmıyor. Türkiye ekonomisinde görünüm çok farklı değil. Yavaşlama ve yüksek enflasyon sorunu sürüyor. Ocak’ta otomobil satışları yüzde 59 azaldı. Ocakta yılık enflasyon yüzde 20.35 ile beklentilere yakın gerçekleşti. Dikkat çeken nokta aylık bazda 6.43 artış ile gıda fiyatları oldu. Döviz kurları ve faiz oranlarındaki (piyasa, mevduat, kredi) düşüşe rağmen bankaların kullandırdığı kredilerde daralma devam ediyor. (1 Şubat haftasında 2.2 trilyon TL, aralık sonu 2.4 trilyon TL) Buna etken olarak yavaşlama dışında güven kaybı, belirsizlik ve özel kesimin yüksek borç yapısı eklenebilir. Ekonomik aktivitede bir hareketlenme olursa ilk görülecek yerlerden biri de banka kredileri olacaktır. Ancak takipteki kredi artışları sürüyor.

Türkiye’ye sıcak para girişi devam ediyor. Ocak ayında borsada yabancı yatırımcılar 798 milyon dolarlık net alım yaptılar. TCMB brüt rezervlerinde artış gözlenirken benzer artış döviz tevdiat hesapları için de söz konusu. Son dört haftalık artış 4.8 milyar dolara ulaştı. Cari açık ve dış ticaret açığı gerilemesi kurlar üzerindeki baskıyı artırsa da kurlarındaki düşüş alım fırsatı olarak görülmüş. Not ve görünüm değişimi beklenmeyen 15 Şubat Cuma akşamki S&P Türkiye değerlendirmeleri, İş Bankası’nın Hazine’ye devri konusunun tekrar gündeme gelmesi, henüz fiyatlama konusu olmayan seçim, IMF ile ‘anlaşma yok’ vurgusunun tekrarlanması, 2018 bilançoları diğer önemli konu başlıkları. Henüz az sayıda gelen bilançolar üçüncü çeyreklere göre daha iyi. Kur ve faiz düşüşü olumlu yansımış görülüyor. Reel ekonomilerdeki durgunluk emareleri para ve sermaye piyasalarındaki iyimserliği törpülese de olumlu hava korunuyor.

DOLAR/TL’DE DESTEKLER GÜÇLENİYOR

DOLAR/TL kurunda yatay seyir devam ediyor. Destek seviyelerinde tepki alımları görülse de henüz güç kazanmış değil. Ancak 5.20-5.14 bandında geri çekilmelerin tepki alımlarıyla karşılaşması destek seviyelerinin önem kazanması ve taban oluşumu görünümü veriyor. Tepki alımlarının devamı için ilk aşamada 5.30 seviyesinin geçilmesi gerekecek. Çıkışın ivme kazanması ve yatay hareketin tamamlanması için ise 5.54 seviyesinin geçilmesi önemli olacak. Geri çekilmeler tepki alımlarıyla karşılaşabilir.

BORSA KÂR SATIŞLARININ ETKİSİNDE

BORSADA görülen kâr satışları bu aşamada “teknik düzeltme” boyutunda. İlk destek 100.600 seviyesinde görülürken bu seviyenin üzerinde tepki alımları görülebilir. Aksi takdirde sonraki destek noktaları 100.000-99.000 ve 97.000 seviyelerinde. Yükselişin devamında ise 103.800-106.000 ilk direnç seviyeleri. 106.000 daha önemli. Bu seviyelere hareketlenmelerde satışlar görülebilir. Sonraki dirençler 107.500-110.000 seviyelerinde.

ZEYNEL BALCI

Kaynak ve yazının devamı: HÜRRİYET

BORSAAJANS.COM' UN YASAL UYARISI: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.  Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 

Facebook'ta paylaş butonu
Print
  • ÇOK OKUNANLAR
  • ÇOK YORUMLANANLAR
LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku